Varis, çoğunlukla bacaklarda görülen, genişlemiş ve kıvrımlı yüzeyel toplardamarlardır. Toplardamar kapaklarının yeterince çalışmaması kanın geriye kaçmasına ve damar içindeki basıncın artmasına yol açabilir. Aile öyküsü, yaş, gebelik, fazla kilo ve uzun süre sabit ayakta kalma gibi etkenler katkıda bulunabilir. Tanı ve tedavi ihtiyacı kişisel değerlendirmeyle belirlenir.
Bacaklarda ağırlık, sızlama, yanma, kaşıntı ve ayak bileğinde şişlik görülebilir. Bazı kişilerde yalnızca belirgin damar görünümü vardır. Yakınmalar uzun süre ayakta kalınca artabilir; ancak bu belirtiler yalnızca varise özgü değildir. Süregelen veya günlük yaşamı etkileyen yakınmalarda nedenin muayeneyle değerlendirilmesi gerekir.
Hayır. Cilt altında görünür olan her damar, tedavi gerektiren toplardamar yetersizliği anlamına gelmez. Damarın görünümü, eşlik eden yakınmalar ve muayene bulguları birlikte değerlendirilir. Bazı kişilerde izlem uygun olabilirken bazılarında ek inceleme veya girişim seçenekleri konuşulabilir. Yalnızca fotoğrafa bakılarak karar verilmesi uygun değildir.
Venöz Doppler ultrasonografi, toplardamarların yapısını ve kanın akış yönünü incelemeye yardımcı olur. Geri kaçışın kaynağı ve yaygınlığı, gerektiğinde tedavi planlamasında dikkate alınır. İnceleme ses dalgalarıyla çalışır ve iyonlaştırıcı radyasyon içermez. Her kişide aynı kapsamda tetkik gerekmez; ihtiyaç muayene ve yakınmalara göre belirlenir.
Her zaman aynı değildir. İnce yüzeyel damar ağları, retiküler damarlar ve kabarık varisler farklı özellikler taşıyabilir. Skleroterapi, uygun hastalarda yüzeyel lazer veya daha büyük damarlara yönelik kateter işlemleri farklı hedefler için değerlendirilebilir. Yöntem, yalnızca damar rengine değil; anatomisine, yakınmalara ve gerekli görüntüleme bulgularına göre seçilir.
Ameliyatsız ifadesi genellikle açık cerrahiye alternatif kateter veya enjeksiyon yöntemlerini anlatmak için kullanılır. Damar içi lazer, radyofrekans ve uygun hastalarda skleroterapi bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu işlemler yine tıbbi girişimdir; anestezi, hazırlık ve takip gereksinimleri olabilir. Yöntem seçimi ve riskler kişiye göre değerlendirilir.
Köpük skleroterapide, seçilen toplardamara sklerozan madde köpük biçiminde verilerek damarın kapanması hedeflenir. Gerekli durumlarda ultrason rehberliği kullanılır. Uygulama kapsamı ve seans sayısı damarların yapısına ve kontrol bulgularına göre değişir. Morluk, hassasiyet, renk değişikliği ve daha seyrek ciddi komplikasyonlar dahil riskler işlem öncesinde konuşulmalıdır.
Her ikisi de skleroterapi yaklaşımıdır; fark, sklerozan maddenin sıvı veya köpük biçiminde hazırlanmasıdır. Hedef damarın çapı, derinliği, bağlantıları ve kişinin sağlık öyküsü seçimi etkileyebilir. Köpük, tüm damarlar için sıvıdan daha uygun kabul edilmez. Uygulama biçimi muayene ve gerektiğinde görüntüleme sonucunda belirlenir.
Hayır. Endovenöz lazerde enerji, kateter aracılığıyla seçilmiş toplardamarın içinden uygulanır. Cilt üzerinden lazer ise enerjiyi dışarıdan küçük yüzeyel damarlara yönlendirir. Hedef damarlar, anestezi gereksinimi ve takip farklılaşabilir. Hangi işlemin uygun olduğu kişisel değerlendirmeyle belirlenir.
Hiçbir girişimin herkes için tamamen ağrısız veya risksiz olduğu söylenemez. İşleme göre lokal anestezi veya başka ağrı kontrolü yöntemleri kullanılabilir. Morluk, hassasiyet, renk değişikliği ve yönteme özgü komplikasyonlar görülebilir. Kişisel riskler, alternatifler ve beklenen süreç işlem öncesinde açıklanmalıdır.
Basınçlı çoraplar uygun kişilerde yakınmaların yönetimine veya işlem sonrası desteğe yardımcı olabilir. Ancak genişlemiş damarları ortadan kaldıran ya da bozulmuş kapakçıkları onaran bir yöntem değildir. Ölçü, basınç ve kullanım süresi kişiye göre belirlenir. Başka dolaşım hastalığı olan kişilerde uygunluk ayrıca değerlendirilmelidir.
Kesin bir seans sayısı veya herkes için geçerli bir işe dönüş süresi yoktur. Damarların yaygınlığı, uygulanan yöntem, ek işlemler ve işin fiziksel gereksinimleri planlamayı etkiler. İşe, egzersize ve seyahate dönüş ayrı ayrı konuşulmalıdır. Bazı kişilerde kontrol bulgularına göre ek seans gerekebilir.
Tedavi seçilmiş sorunlu damarları hedefler; kişinin gelecekte yeni varis geliştirme eğilimini bütünüyle ortadan kaldırmaz. Başka damarlarda genişleme veya geri kaçış ortaya çıkabilir. Yeni damar görülmesi, tek başına önceki uygulamanın hatalı olduğu anlamına gelmez. Yeni ya da tekrarlayan yakınmalar mevcut bulgularla yeniden değerlendirilir.
Gebelikte varise yönelik girişimler istisnai durumlar dışında genellikle ertelenir; belirtilerin yönetimi ve takip ön plana çıkar. Doğumdan sonra bazı damarlar daha az belirgin hale gelebilir. Emzirme döneminde kullanılacak madde ve yöntemin uygunluğu ayrıca değerlendirilir. Gebelik olasılığı veya emzirme durumu işlem planlanmadan önce paylaşılmalıdır.
Tek bacakta aniden başlayan şişlik, ağrı, kızarıklık veya ısı artışı pıhtı gibi başka bir duruma işaret edebilir ve gecikmeden değerlendirilmelidir. Nefes darlığı ya da göğüs ağrısı eşlik ederse acil yardım gerekir. Varisli damardan kanama veya iyileşmeyen bacak yarası da tıbbi değerlendirme gerektirir. Bu belirtiler internetten kişisel tanı koymak için kullanılmamalıdır.